Özgür
Oğlum, Canım oğlum. Sana karşı o kadar beklentisizim ki, seni o kadar merak ediyorum ki. Nasıl birisin, karakterin ne, neler yapmak isteyeceksin. Çok az kaldı aramıza katılmana. İster istemez, Güneş ile seni birbirine karıştırıyorum. Aklım kesmiyor, bir kızım var, onun gelişini de aklım kesmiyordu. Şimdi seni de öyle. Öyle düz bakıyorum. Erkeklerin işi sanıyorum biraz daha uzaktan başlıyor, sonra işin içine giriyoruz. Bugün sana erkeklikle ilgili bir şeyler anlatmayacağım, umarım. Sana, senden önce bir yaşam olduğunu, zamanın sıfır noktasının sen olmadığını, bizim de aynı senin gibi dünyaya geldiğimizi anlatmak istiyorum. Bu yazıyı da o maksatla kaleme alıyorum. Ben 1984 yılında, annen 1989 yılında, ablan ise 2023 yılında dünyaya geldik. Hepimiz annemizin babamızın evladıydık. Yedik içtik uyuduk düşündük merak ettik oynadık keşfettik ve bugünlere geldik, büyümeye de devam ediyoruz. Ben dışadönük biriyim, annen içedönüktür, kardeşin de dışadönük biri ama iç dünyası da kuvvetl...